
Dünyanın en büyük enerji şirketlerinden BP, yeşil enerjiye yaptığı yatırımların beklenen finansal getiriyi sağlayamadığını resmen kabul etti. Şirket, yenilenebilir enerji iş kolunda 3 ila 3,7 milyar sterlin arasında değer düşüklüğü kaydedeceğini açıklarken, stratejik rotasını yeniden petrol ve doğalgaz yatırımlarına çevirdi. Açıklamaların ardından BP hisseleri güne düşüşle başladı.
BP yönetimi tarafından yapılan bilgilendirmeye göre, yenilenebilir enerji projelerinin değerlemesi önceki öngörülerin oldukça altında kaldı ve bu durum şirketi 3 milyar sterlini (yaklaşık 2,8 milyar dolar) aşan bir mali yükle karşı karşıya bıraktı. Yeni CEO Albert Manifold ve yönetim ekibi, kârlılığı yeniden artırmak amacıyla düşük karbonlu iş kollarından fosil yakıt segmentlerine sermaye kaydırma kararı aldı.

BP, strateji değişikliğinin sadece yatırımlarla sınırlı kalmadığını, üst yönetimde de önemli adımlar atıldığını duyurdu. Şirket, toparlanma sürecini yönetmek üzere yeni bir genel müdür atadı. Bu kapsamda Meg O’Neill, iki yıldan kısa süre görevde kalan Murray Auchincloss’un yerine getirildi. O’Neill’in özellikle operasyonel verimlilik ve mali disiplin konularında süreci hızlandırması bekleniyor.

BP, yeniden yapılanma sürecinin bir parçası olarak geçtiğimiz ay Castrol’deki çoğunluk hissesini 4,4 milyar sterline satmayı kabul etti. Şirket, 2027 sonuna kadar yaklaşık 15 milyar sterlinlik varlığı elden çıkarmayı taahhüt ederken, yalnızca bu yıl içinde yapılacak satışların 4 milyar sterline ulaşması bekleniyor. Bu rakam, daha önce öngörülen 3 milyar sterlinlik tahminin de üzerine çıkmış durumda.
BP, söz konusu değer düşüklüğü karşılıklarının “temel yenileme maliyeti kârını” etkilemeyeceğini özellikle vurguluyor. Ancak piyasa, şirketin yeşil enerji hedeflerinden geri adım atmasını uzun vadeli bir strateji kırılması olarak okumaya devam ediyor.

BP’nin bu küresel strateji değişikliği, şirketin Türkiye’den çekilme kararının ardından geldi. BP, geçtiğimiz yıl Türkiye’deki akaryakıt perakende faaliyetlerini sonlandırarak, ülkedeki tüm akaryakıt istasyonlarını Petrol Ofisi’ne devretmişti. Bu adımla birlikte BP, Türkiye pazarındaki doğrudan perakende varlığını tamamen sonlandırmış, faaliyetlerini daha çok küresel upstream ve ticaret odaklı alanlara kaydırmıştı.
Sektör kaynakları, Türkiye’den çıkış kararının da aslında BP’nin düşük kârlı pazarlardan çekilme ve sermayeyi daha yüksek getiri sağlayan alanlara yönlendirme stratejisinin erken bir işareti olduğunu değerlendiriyor.

BP hisseleri, yapılan açıklamaların ardından açılışta yüzde 0,87 düşüşle işlem gördü. Şirket, petrol ve doğalgaz üretiminin üçüncü çeyreğe kıyasla genel olarak sabit kalmasını beklediğini duyururken, doğalgaz ticaretinin “ortalama”, petrol ticaretinin ise daha zayıf seyredeceğini öngörüyor.
Gelir tarafında, üçüncü ve dördüncü çeyrek arasında 200–400 milyon dolarlık bir düşüş bekleniyor. Buna karşın BP, net borcun bu durumdan olumsuz etkilenmeyeceğini açıkladı. Şirketin net borcunun, üçüncü çeyrek sonunda 26,1 milyar dolar seviyesindeyken, yıl sonuna doğru 22–23 milyar dolar aralığına gerilemesi bekleniyor.
BP örneği, küresel enerji sektöründe son dönemde giderek daha sık görülen bir gerçeği ortaya koyuyor:
Yeşil enerji yatırımları stratejik olarak vazgeçilmez görülse de, kısa ve orta vadede beklenen finansal getiriyi üretmekte zorlanıyor. Artan maliyetler, belirsiz regülasyonlar ve zayıflayan talep projeksiyonları, dev şirketleri yeniden petrol ve doğalgaz gibi “nakit üreten” alanlara yöneltiyor.
BP’nin Türkiye’den çıkışıyla başlayan sadeleşme süreci, bugün küresel ölçekte daha net bir strateji değişimine dönüşmüş durumda. Enerji dönüşümü rafa kalkmış değil; ancak BP için bu dönüşüm artık daha yavaş, daha seçici ve daha kâr odaklı ilerleyecek gibi görünüyor.






