
2025’in ilk yarısında Türkiye fikri mülkiyet liginde güçlü bir mesaj verdi.
Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) verilerine göre, sadece ilk 6 ayda yapılan yerli sınai mülkiyet hakkı başvurusu 98 bin 735’e ulaştı. Bu rakam; Türkiye’nin inovasyon, üretim ve tasarımda ne kadar yüksek potansiyele sahip olduğunun somut göstergesi.
TÜRKPATENT Başkanı Muhammed Zeki Durak’ın açıklamasına göre başvuruların dağılımı şöyle:
Durak, bu başvuruların “fikri mülkiyetin inovasyon ekosistemindeki yapıtaşı rolünü” ortaya koyduğunu vurguluyor. Patentten tasarıma uzanan bu geniş yelpaze, Türkiye’nin sadece üretimde değil, üretimi yönlendiren fikirlerde de iddialı olduğunu ortaya koyuyor.

Yılın ilk yarısında tescil edilen sınai mülkiyet haklarının sayısı da dikkat çekici: 72.647. Bunların içinde:
Bu veriler, yalnızca başvuru sayılarının değil, hayata geçirilen ve koruma altına alınan fikirlerin de artışta olduğunu gösteriyor. Özellikle 2002’de sadece 414 olan yerli patent başvuru sayısının 2024’te 10.186’ya ulaşması, istikrarlı büyümenin önemli bir göstergesi.
TÜRKPATENT Başkanı Durak, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) tarafından yayımlanan son rapora da dikkat çekiyor:
Bu başarılar, Türkiye’nin fikre dayalı rekabet gücü konusunda küresel arenada hızla yükseldiğini gösteriyor.
Yılın ilk yarısında Türkiye, coğrafi işaretler alanında da adından söz ettirdi. 69 ürün tescillendi, toplam sayı 1.754’e ulaştı. 675 ürün için ise başvuru süreci devam ediyor.
Ancak asıl dikkat çekici gelişme Avrupa Birliği tarafında yaşandı. 2025’in ilk yarısında 9 Türk ürünü AB’de tescillendi:
Böylece Türkiye’nin AB nezdindeki tescilli coğrafi işaret sayısı 38’e ulaştı. Karşılaştırmak gerekirse; 2013-2023 arası 8 ürün tescillenmişti. 2023’te bu sayı 10, 2024’te 11, 2025’in sadece ilk yarısında ise 9.

TÜRKPATENT, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) ile birlikte yürüttüğü yeni projeyle bu ürünlerin uluslararası ticaretini de hedefliyor. “Coğrafi İşaretler için Markalaşma ve Ticarileşme Stratejileri Geliştirme Projesi” kapsamında ilk adımda Aydın Memecik ve Edremit zeytinyağları seçildi.
Amaç net: AB’de tescilli ürünleri yalnızca korumak değil, markalaştırarak küresel pazarlarda güçlü bir ekonomik değere dönüştürmek.
TÜRKPATENT’in bir diğer stratejik adımı ise bu yıl 17-21 Eylül tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek 10. Uluslararası Buluş Fuarı (ISIF’25). Fuarda, 20’den fazla ülkeden buluşçular bir araya gelecek. Genç girişimciler ve bireysel buluş sahipleri için başvurular 15 Ağustos’a kadar sürecek.
Fikir, artık sadece bir düşünce değil; korunan, ticarileştirilen ve ihraç edilen bir değer zinciri.
2025’in ilk yarısı, Türkiye’nin sadece sanayi değil, fikri altyapıda da gücünü artırdığı bir dönem oldu. TÜRKPATENT’in çalışmaları, sınai mülkiyetin kağıt üzerinde kalan bir hak değil, ekonominin aktif bir parçası olduğunu kanıtlıyor. Artık mesele sadece üretmek değil; üretenin fikrini korumak, tescillemek ve pazara taşımak. Türkiye bu yeni denklemde hızla yol alıyor.






