
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılının üçüncü çeyrek ilişkin iş gücü verileri ni yayımladı. Mevsim etkilerinden arındırılmış verilere göre işsizlik oranı, bir önceki çeyreğe kıyasla değişim göstermeyerek yüzde 8,5 seviyesinde kaldı.
Bu dönemde işsiz sayısı 26 bin kişi azalarak 3 milyon 10 bin kişiye geriledi. Cinsiyet dağılımına bakıldığında işsizlik oranı erkeklerde yüzde 7, kadınlarda ise yüzde 11,2 olarak hesaplandı

İstihdam edilenlerin sayısı üçüncü çeyrekte 65 bin kişi artarak 32 milyon 558 bin kişiye ulaştı. Buna rağmen istihdam oranı değişmeyerek yüzde 49 seviyesinde kaldı.
Erkeklerde istihdam oranı yüzde 66,2, kadınlarda ise yüzde 32,1 olarak gerçekleşti.
İşgücü, bir önceki çeyreğe kıyasla 39 bin kişi artarak 35 milyon 568 bin kişiye yükseldi. Ancak işgücüne katılma oranı 0,1 puanlık düşüşle yüzde 53,5 oldu.
Bu oran erkeklerde yüzde 71,2, kadınlarda yüzde 36,2 olarak kaydedildi.
15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı 0,5 puan azalarak yüzde 15,3 seviyesine indi.
Genç erkeklerde işsizlik yüzde 11,7, genç kadınlarda ise yüzde 21,8 olarak tahmin edildi.

Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam verilerine göre üçüncü çeyrekte:
Sanayi sektöründe ise 147 bin kişilik düşüş görüldü.
Toplam istihdam içinde sektörlerin payları şöyle şekillendi:

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi, üçüncü çeyrekte 0,4 saat artışla 42,5 saat olarak hesaplandı.
Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2,6 puan azalarak yüzde 29,4 seviyesine geriledi.
Ayrıca,

Üçüncü çeyrek verileri, işsizlik tarafında yatay bir seyir olsa da istihdam artışının hız kestiği bir döneme işaret ediyor. Hizmet sektörü taşımaya devam ederken, sanayide görülen 147 bin kişilik düşüş dikkat çekici. Genç işsizliğindeki sınırlı iyileşme olumlu görünse de kadın istihdamındaki düşük oran, işgücü piyasasının yapısal sorunlarını hatırlatıyor.
Atıl işgücünde yaşanan 2,6 puanlık düşüş ilk bakışta pozitif bir sinyal gibi duruyor; ancak toplam oranın hâlâ yüzde 30 bandında seyretmesi, “işgücüne erişim ve süreklilik” konularının ekonomi politikasının merkezinde kalmaya devam edeceğini gösteriyor.






