
Sanayi, teknoloji ve enerji dönüşümünün temel metallerinden bakır, hızlanan talep ve yavaş kalan arz nedeniyle küresel piyasalarda yeni bir denge arayışına girmiş durumda. Uluslararası piyasalarda bakır fiyatları, arz endişeleriyle tarihi zirvelere yakın seyrederken, 2040’a kadar tabloyu daha da zorlaştıracak bir talep artışı öngörülüyor.
AA muhabirinin S&P Global tarafından yayımlanan “Yapay Zeka Çağında Bakır: Elektrikleşmenin Zorlukları” raporundan derlediği bilgilere göre, küresel bakır talebinin 2040 yılına kadar yaklaşık %50 artarak 28 milyon metrik tondan 42 milyon metrik tona yükselmesi bekleniyor. Aynı dönemde küresel elektrik tüketiminin de neredeyse %50 artacağı tahmin ediliyor.

Rapora göre bakırdaki hızlı talep artışının arkasında üç ana başlık öne çıkıyor:
Raporda, yer üstü risklerinde belirgin bir iyileşme ve yeni yatırımlar gelmemesi halinde 2040 yılına kadar yaklaşık 10 milyon metrik tonluk bir bakır arz açığı oluşabileceği uyarısı yapılıyor. Özellikle Güney Amerika gibi büyük üretim bölgelerinde cevher kalitesinin düşmesi, madenciliği daha karmaşık ve maliyetli hale getiriyor.

Bakır madenlerinde keşiften üretime geçiş süresi ortalama 17 yılı buluyor. Bu sürenin önemli bir kısmı izin süreçleri, çevresel değerlendirmeler ve yerel istişarelere ayrılıyor. Enflasyon, düşük cevher kalitesi ve daha derin bölgelerde yapılan madencilik faaliyetleri ise maliyetleri yukarı çekiyor.
Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, bakır fiyatlarındaki yükselişin uzun süredir beklendiğini belirterek, talep artışına karşın arzın aynı hızda büyümemesinin raporlara da yansıdığını söyledi. Ergezen’e göre özellikle Çin’de yenilenebilir enerji, elektrikli araçlar, çip ve yapay zeka yatırımları, bakır kullanımını belirgin şekilde artırdı. Ancak Çin ekonomisindeki yavaşlama ve küresel faiz artışları nedeniyle bu talep uzun süre fiyatlara tam yansımadı.
Son dönemde yeniden gündeme gelen faiz indirimleri ve ekonomik toparlanma beklentilerinin bakır talebini güçlendirdiğini ifade eden Ergezen, otomotiv sektöründeki canlılığın da bu artışı desteklediğini vurguladı.

Ergezen’e göre küresel büyüme henüz istenen hızda olmasa da, Çin ekonomisinin yeniden güçlü büyüme dönemine girmesi bakır talebini ciddi biçimde artırabilir. Arz-talep dengesizliğinin fiyatları yukarı taşıma potansiyelinin yüksek olduğunu belirten Ergezen, Güney Amerika ve Avustralya’daki arz kısıntılarının da piyasayı baskıladığını ifade etti.
Bakır, yapay zeka çağının “sessiz ama vazgeçilmez” metali olarak öne çıkıyor. Talep cephesi hızlanırken arz tarafının aynı ivmeyi yakalayamaması, önümüzdeki yıllarda bakırı yalnızca bir sanayi metali değil, aynı zamanda stratejik bir emtia konumuna taşıyabilir. Bu tablo, fiyat dalgalanmalarının da kalıcı hale gelebileceğine işaret ediyor.






