
Türkiye’de şirketlerin üretken yapay zeka uzmanı arayışı çığ gibi büyüyor. AWS ve Access Partnership iş birliğiyle yayımlanan “Üretken Yapay Zeka Adaptasyon Endeksi” araştırmasına göre, her 10 kuruluştan 9’u bu alanda uzman işe almayı planlıyor — destekleyici verilerle birlikte BNB tarzında mercek altında.

Şirketlerin %56’sı şu anda üretken yapay zeka eğitim programı yürütüyor; %19’u ise bunu en geç 2025 sonunda gerçekleştirmeyi amaçlıyor. Ayrıca, firmaların dörtte biri yeni pozisyonlarının en az yarısında üretken yapay zeka uzmanlığı talep ederken, eğitim kapasitelerini yeniden yapılandırıyor. Bu durum, teknolojinin iş dünyasında standart hale geldiğinin güçlü göstergesi.
Kuruluşların %40’ı hazır üretken yapay zeka modellerini doğrudan kullanıma alırken, %58’i bu modelleri kendi çözümlerine uyarlamayı; %55’i ise ince ayarlı, özel geliştirilmiş uygulamalarla yaşam döngüsüne uygun konumlandırmayı planlıyor. Tamamen sıfırdan başlamak isteyenler ise sadece %25 oranında kalıyor.
Bu çok katmanlı yaklaşım, hazır çözümlerle hızlı entegrasyondan, kapsamlı özel geliştirmeye uzanan esnek bir dönüşüm stratejisi olarak değerlendiriliyor.
Araştırmaya göre:
Sektöre göre farklılaşan bu oranlar, yapay zekanın iş süreçlerinde ne kadar geniş bir etki alanı yarattığını ortaya koyuyor.

AWS Türkiye Genel Müdürü Berrin Özselçuk şu noktaları vurguluyor:
Şirketler, değişim yönetimi, eğitim altyapısı ve stratejik ortaklıklarla uygulama hızını artırarak bu yeni yetenekleri işler hale dönüştürüyor.
Global verilerle bağdaştırıldığında:
Bu perspektifle Türkiye, küresel dönüşüme paralel ilerleyerek üretken yapay zeka uzmanlarının kritik bir iş gücü parçası haline geleceğini gösteriyor.
“Üretken yapay zeka uzmanı” pozisyonu, artık bir lüks değil; talep edilen bir zorunluluk. Şirketlerin %90’ının bu yeteneği araması, teknolojik adaptasyonun işin merkezine oturduğunu gösteriyor. Ancak sadece uzman sayısı yeterli değil; değişim stratejisi, eğitim süreci ve liderlik unsurları da dönüşümün içinde yer almalı. Tüm dinamikler bir araya geldiğinde, şirketler yapay zekayı sadece araç olarak değil, rekabetçi bir üretkenlik kaynağı olarak kullanabilir.






