
Avrupa’nın köklü lojistik şirketlerinden Raben Group, Türkiye’de büyüme planlarını devreye aldı. Hollanda merkezli şirket, Polonya’da geliştirdiği yüksek teknolojili lojistik modelini Haziran ayında Türkiye’ye taşıdı. 17 ülkedeki 2 milyon metrekarelik depo ağı ve yılda 19,2 milyon sevkiyat hacmiyle dikkat çeken Raben, Türkiye’yi bölgesel büyümenin merkezi olarak konumlandırıyor.

Raben Group CEO’su Ewald Raben, Polonya’daki tesislerde düzenlenen basın gezisinde şirketin Türkiye hedeflerini paylaştı. “Türkiye artık bizim için yalnızca bir geçiş ülkesi değil, büyüme merkezidir” diyen Raben, Avrupa ile Asya arasında stratejik bir köprü olan Türkiye’nin, 2030 vizyonlarında öncelikli pazar konumuna yükseldiğini vurguladı.
Şirket, ilk üç yıl içinde Türkiye operasyonlarında 30 milyon Euro ciro hedefliyor. Raben, satın alma yoluyla değil, organik büyümeyle ilerlemeyi planladıklarını belirtti.
Raben’in iş hacminin %65’ini oluşturan parsiyel taşımacılık, Türkiye operasyonlarının da ilk adımını oluşturuyor. Günde 80 binin üzerinde siparişin elleçlendiği entegre sistemde, 170 deponun 120’si aktarma terminali olarak çalışıyor. Sistem, yüklerin ülkeler arasında zaman kaybetmeden transfer edilmesini sağlıyor.
Şirketin kullandığı Smartour yazılımı, tüm rota planlamalarını otomatikleştirerek teslimat süresini ve maliyeti optimize ediyor. Bu sayede, örneğin Polonya’dan Almanya’ya gidecek bir yükün saatine kadar planlaması yapılabiliyor.

Türkiye operasyonlarını yöneten Selman Çoban, Raben’in Avrupa’daki entegre ağı sayesinde Türk ihracatçılar için Avrupa pazarlarına doğrudan erişim sağladıklarını belirtti. 24, 48 ve 72 saatlik teslimat tarifeleriyle Avrupa’ya düzenli sevkiyatlar mümkün hale geliyor.
Çoban, “Bursa, İzmir, Ankara ve Mersin’de yeni şube ve depo yatırımlarıyla büyümeyi sürdüreceğiz. İstanbul’dan sonra kısa sürede Bursa’da da ofis açtık. 2026’da depo yatırımlarımızla entegre çözümlerimizi devreye alacağız” dedi.
Raben’in geliştirdiği “myRaben” uygulaması, sevkiyatların izlenebilirliğini üst seviyeye taşıyor. Kullanıcılar yüklerini gerçek zamanlı takip edebiliyor, alıcılar da süreç hakkında eş zamanlı bilgiye sahip oluyor.
Bugün Avrupa genelinde 300 farklı süreci 60 robotla yönettiklerini belirten Çoban, “Bu sistem manuel işlemi neredeyse ortadan kaldırıyor. Verimlilik artıyor, boş kilometreler azalıyor, hizmet seviyesi yükseliyor” dedi.

Raben Group, Türkiye’yi yalnızca bir geçiş noktası değil; aynı zamanda gelecekteki lojistik üssü olarak konumlandırıyor. Şirketin bu stratejik hamlesi, Türkiye’nin tedarik zincirlerindeki rolünü güçlendirme potansiyelini gözler önüne seriyor.
Depo yatırımları, entegre yazılımlar, izlenebilir sistemler ve Avrupa genelinde kurulu güçlü ağ, Türk ihracatçılar için önemli bir rekabet avantajı sunuyor. Raben’in hedefi açık: Avrupa’ya açılan kapı olmak.






