
Sağlık Bakanlığı, 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 750 bin kişiye göz tansiyonu olarak bilinen glokom tanısı koyulduğunu açıkladı. Bu rakam, hastalığın toplum sağlığı açısından ne denli önemli bir sorun teşkil ettiğini gözler önüne seriyor.
Glokom, göz içi basıncının yükselmesi sonucu görme sinirinde hasara yol açan kronik bir göz hastalığıdır. Bu hastalık, çoğu zaman belirti vermeden sinsice ilerler ve hastalar genellikle görme alanında daralma fark ettiklerinde sağlık kuruluşlarına başvururlar. Bu durum, glokomun tedavi edilmediği takdirde kalıcı görme kaybına neden olabileceğinin altını çizer.
8-14 Mart tarihleri arasında kutlanan Dünya Glokom Haftası dolayısıyla yapılan açıklamalarda, erken teşhisin önemi vurgulanmaktadır. Erken tanı ve düzenli göz muayeneleri sayesinde glokomun ilerlemesi kontrol altına alınabilir ve görme kaybı riski önemli ölçüde azaltılabilir. Sağlık Bakanlığı, özellikle 40 yaşını geçmiş bireylerin ve risk grubundaki kişilerin düzenli göz kontrollerini ihmal etmemeleri gerektiğini belirtmektedir.
Yaş, glokom gelişiminde en önemli risk faktörlerinden biridir. Özellikle 40 yaş üzerindeki bireylerde hastalığa yakalanma riski belirgin şekilde artmaktadır. Bunun yanı sıra, aile öyküsü ve genetik yatkınlık da önemli risk unsurları arasında yer almaktadır. Bu durum, glokomun toplum sağlığı açısından dikkatle takip edilmesi gereken bir sorun olduğunu göstermektedir.
40 yaş ve üzeri grupta glokomun belirtileri genellikle şiddetli baş ağrısı, göz ağrısı, görüş açısında bulanıklık, göz kızarıklığı ve ışık çevresinde renkli halkalar şeklinde ortaya çıkar. Bu belirtiler göz ardı edilmemeli ve hemen bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Sonuç olarak, glokom gibi sinsi bir hastalığın erken teşhisi ve düzenli kontrollerin yapılması, bireylerin göz sağlığını korumak açısından kritik bir öneme sahiptir. Herkesin bu konuda duyarlı olması ve göz sağlığına gereken önemi vermesi gerekmektedir.






