
ABD Merkez Bankası (Fed), Fed Faiz Kararı Eylül 2025 toplantısında politika faizini 25 baz puan indirerek yüzde 4-4,25 aralığına çekti. Bu karar, sadece küresel finansal sistemde değil, merkez bankalarının iletişim dillerinde de ince ayar yapılması gerektiğini bir kez daha gösterdi.
Fed Başkanı Jerome Powell, karar sonrası yaptığı açıklamada enflasyonun hala yukarı yönlü risk taşıdığını, buna karşın iş gücü piyasasında zayıflama sinyallerinin arttığını söyledi. Bu açıklama piyasaların önüne karmaşık bir tablo koydu: Ekonomi hala dirençli, ancak iş gücü tarafında “ince çatlaklar” büyüyor.

Aralık 2024’teki ilk faiz indiriminin ardından, Eylül 2025’te gelen bu ikinci adım, Fed’in artık daha nötr bir pozisyona yöneldiğini gösteriyor. Powell da bu eğilimi teyit etti:
“Kısa vadede, enflasyon riskleri yukarı yönlü, istihdam riskleri ise aşağı yönlü, bu zorlu bir durum.”
Bu ifade, tek başına bile, Fed’in politikalarında daha “dengeleyici” bir faza girdiğini gösteriyor.
Fed’in faiz indirimi sonrası oluşan ilk tablo şöyle:

Jerome Powell’ın basın toplantısında dikkat çeken noktalar şunlardı:
Son açıklanan veriler Fed Faiz Kararı Eylül 2025 ‘in kararını destekliyor:
Bu tablo, Powell’ın “zorlu denge” ifadesini destekliyor: Enflasyon hâlâ bir tehdit, ama istihdam tarafı yavaşlıyor.

Fed Faiz Kararı Eylül 2025 faiz kararına sadece bir karşı oy çıktı. İlginç olan, bu karşı oyun sahibi yeni bir isim: ABD Başkanı Donald Trump tarafından atanan Stephen Miran.
Miran, 50 baz puanlık daha güçlü bir indirim yapılması gerektiğini savundu. Bu, sadece bir teknik tercih değil; aynı zamanda yönetimden gelen daha “agresif gevşeme” beklentilerinin sinyali olabilir.
Avrupa borsaları karışık seyir izlerken, gözler İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) kararına çevrildi. Yıllık enflasyon %3,8 ile sabit kaldı. BoE’nin faizleri sabit tutması bekleniyor.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) tarafında Lagarde, sadeleşmenin “deregülasyon” değil, daha etkin denetim anlamına geldiğini belirtti.
Japonya, Çin ve Güney Kore’de pozitif seyir izleniyor. Hong Kong ise hafif düşüşte.
Çin’in dolar endeksine bağlı kur rejimi nedeniyle faiz indirimi sinyali verdiği dikkat çekiyor. Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) ise faiz değişikliğine gitmemesi bekleniyor. Ancak Japonya Başbakanı Ishiba’nın istifası siyasi belirsizlik yaratmış durumda.

Borsa İstanbul, günü yüzde 0,15 düşüşle 11.165 puanda tamamladı. Vadeli işlemler pozitif açıldı.
Bugün Merkez Bankası’nın Para Politikası Kurulu (PPK) özeti açıklanacak. Buradaki detaylar, önümüzdeki dönem faiz politikasına dair sinyal niteliği taşıyabilir.
Ayrıca kısa vadeli dış borç istatistikleri ve haftalık para-banka verileri de piyasalarca yakından izlenecek.
POS komisyonlarındaki yeni düzenleme dikkat çekici: Kredi kartlarında değişiklik yok; ancak banka kartları için komisyon oranı %1,04’e çekildi, blokeli POS sisteminde bekleme süresi 15 güne düşürüldü.

Fed faiz kararı Eylül 2025 itibariyle bir dönüm noktası olabilir. Ama bu dönüm noktası, belirsizlikleri ortadan kaldırmak yerine; piyasaya “karmaşık sinyaller” verdi.
Jerome Powell’ın cümleleri hem risk iştahını törpüledi, hem de “gerekirse daha fazla gevşeriz” mesajı verdi.
Dolar düştü, altın yükseldi, tahvil faizleri geriledi.
Ama en önemlisi, küresel merkez bankaları artık birbirini daha dikkatli izlemek zorunda.
Fed’in faiz indirimi, “piyasayı sevindirecek” bir adım gibi görünebilir ama Powell’ın dediği gibi bu bir “zor durum.”






