
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, gıda kaybı ve israfının önlenmesi gerektiğini belirtti. 2017 yılında başlatılan Sıfır Atık Projesi’nin, bu konuda önemli bir adım olduğunu ifade eden Erdoğan, ‘Davranış değişikliği en güçlü çevre ve iklim politikasıdır’ dedi. Bu sözler, yalnızca çevresel bir sorunu değil, aynı zamanda ekonomiyi de etkileyen bir durumu işaret ediyor.
Gıda israfı, ülke ekonomisi üzerinde büyük bir mali yük oluşturuyor. Her yıl milyonlarca ton gıda, çeşitli sebeplerle israf ediliyor. Bu durum, hem tarım sektöründeki istihdamı olumsuz etkiliyor hem de gıda fiyatlarının yükselmesine neden oluyor. Gıda kaybını önlemenin yolları arasında, üretimden tüketime kadar olan süreçte daha dikkatli davranmak ve toplumsal farkındalığı artırmak yer alıyor.
Emine Erdoğan, sorumlu bir davranışın, tüm insanlığı ve doğayı olumlu yönde etkileyebileceğini belirtti. Bu, toplumda gıda israfının önlenmesi konusunda bir bilinç oluşturulmasını gerektiriyor. Gıda israfının önlenmesi, yalnızca çevresel bir fayda sağlamayacak, aynı zamanda ekonomik olarak da büyük katkılar sunacak. Daha az gıda israfı, gıda fiyatlarının istikrara kavuşmasına ve dolayısıyla enflasyonun kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir.
Yatırımcılar için gıda israfının önlenmesi, sürdürülebilir tarım ve gıda teknolojilerine yatırım fırsatları sunuyor. Özellikle çevre dostu uygulamalara yönelen şirketler, uzun vadede daha kârlı hale gelebilir. Vatandaşlar ise, bu konuda farkındalık kazanarak hem kendi bütçelerini koruyabilir hem de çevreye katkıda bulunabilirler. Gıda israfının azaltılması, toplumda sosyal adaletin sağlanmasına da katkıda bulunacaktır. Daha az israf, daha fazla insanın gıdaya erişimini kolaylaştıracaktır.






