
Türkiye’nin dört bir yanında mağazaları ve güçlü bayilik ağıyla tanınan DGN-Doğan Çanta, finansal baskılara dayanamayarak konkordato başvurusunda bulundu. Konya’da kurulan ve kısa sürede ulusal çapta bilinirlik kazanan şirket, artan kredi faizleri ve bankalara olan yükümlülükler nedeniyle bu kararı aldığını açıkladı.

DGN-Doğan Çanta, ayakkabı ve çanta sektöründe geniş ürün yelpazesi ve hızlı büyüme stratejisiyle son yılların öne çıkan markalarından biri olmuştu. Özellikle zincir mağazalara sunduğu koleksiyonlar ve perakende satış ağıyla tanınan firma, yüksek faizli kredi borçlarının altında ezildiğini resmi olarak duyurdu.
Şirket yetkilileri, konkordato talebinin “nihai bir iflas kararı olmadığını, aksine faaliyetleri sürdürebilmek için geçici ve tedbir amaçlı bir koruma mekanizması” olduğunu vurguladı.
Türkiye’de enflasyonist baskılar ve artan finansman maliyetleri, perakende ve tekstil sektörünü derinden sarsarken, DGN-Doğan Çanta konkordatosu da bu tabloya çarpıcı bir örnek olarak eklendi.
Sektör uzmanlarına göre, özellikle ayakkabı ve çanta üreticileri ithal hammaddelere ve döviz kredilerine bağımlı oldukları için faiz oranlarının yükselmesinden en fazla etkilenen alanlardan biri oldu.
Şirket yönetimi tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Konkordato kararı, üretimimizi durdurmak anlamına gelmiyor. Tam aksine, tedarikçilerimizle ve bankalarımızla ortak çözümler geliştirmek, faiz yükümüzü yönetilebilir seviyeye çekmek için zaman kazanmamızı sağlayacak. Amacımız, tüm alacaklılarımızın haklarını koruyarak şirketimizi sürdürülebilir şekilde yoluna devam ettirmek.”

Konya’da küçük bir atölyede başlayan hikâye, yıllar içinde Türkiye’nin her bölgesine yayılan bir markaya dönüştü. Özellikle 2010 sonrası hızlı mağazalaşma hamlesi, DGN-Doğan Çanta’yı pazarın bilinen isimlerinden biri haline getirdi. Ancak hızlı büyümenin finansman maliyetini yönetmek, değişen ekonomik koşullarla birlikte daha da güçleşti.
DGN-Doğan Çanta konkordato süreci, küçük atölyelerden dev markalara dönüşen üreticilerin makroekonomik risklere karşı nasıl savunmasız kalabildiğinin ders niteliğinde bir örneği. Bu gelişme, perakende sektöründe finansal dayanıklılık stratejilerinin önemini bir kez daha gündeme taşıyor.






