Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği'nde yapılan değişiklikler, 7 Kasım 2026 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme, enerji üretim tesisleri ve su yapıları gibi büyük ölçekli projelerin çevresel etkilerinin değerlendirilmesinde uygulanacak kriterleri ve idari süreçleri yeniden tanımlıyor.
ÇED Yönetmeliği'nde Yeni Eşikler ve Kapsam Değişikliği Yürürlükte
Resmî Gazete'nin 33423 sayılı nüshasında yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle, ÇED sürecine tabi olacak projelerin kapsamı ve değerlendirme kriterleri güncellendi. Özellikle EK-1 ve EK-2 listelerinde yapılan değişiklikler, hangi projelerin doğrudan ÇED raporu hazırlamak zorunda kalacağını ve hangilerinin daha basit bir değerlendirme sürecine tabi tutulacağını belirliyor. Enerji üretim tesislerinde toplam ısıl güç eşiği 300 MWt ve üzeri olarak yeniden tanımlanırken, akarsu havzaları arası su aktarma projeleri de yeni ÇED kapsamına alındı.
Termik ve Su Yapıları Projelerinde ÇED Uygulaması Yeniden Tanımlandı
Yönetmelikte yapılan değişikliklerle birlikte, termik santraller ve su yapıları gibi çevresel etkisi yüksek projeler için ÇED zorunluluğu artırıldı. Özellikle termik güç santrallerinde kapasite eşikleri güncellenerek, daha fazla projenin detaylı çevresel etki değerlendirmesine tabi tutulması sağlandı. Ayrıca, "ÇED Gerekli Değildir" ifadesi yönetmelikten çıkarılarak, yerine "ÇED Olumlu" veya "ÇED Raporu Hazırlanmalıdır" gibi daha net ve bağlayıcı ifadeler getirildi. Bu değişiklik, projelerin çevre üzerindeki etkilerinin daha kapsamlı ve şeffaf şekilde değerlendirilmesini amaçlıyor.
Bakanlık ve İl Müdürlüklerine Yetki Devri Sınırları Yeniden Belirlendi
Değişiklik kapsamında, ÇED süreçlerinde karar verme ve uygulama yetkilerinin hangi durumlarda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na, hangi durumlarda ise il müdürlüklerine ait olacağı yeniden düzenlendi. Bu yetki devri, özellikle büyük ölçekli projelerin merkezi düzeyde, daha küçük ölçekli projelerin ise yerel düzeyde değerlendirilmesini sağlayacak şekilde yapılandırıldı. Böylece, idari süreçlerin hızlandırılması ve yerel ihtiyaçların daha etkin gözetilmesi hedefleniyor.
ÇED Sürecindeki Temel Kavramlar ve Değişen Tanımlar
Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED), bir yatırım projesinin çevre üzerindeki potansiyel etkilerinin önceden belirlenmesi ve bu etkileri azaltıcı önlemlerin planlanmasını sağlayan yasal bir süreçtir. Yönetmelikteki yeni düzenlemelerle, ÇED sürecinde kullanılan bazı temel kavramlar da değişti. "ÇED Gerekli Değildir" ifadesinin kaldırılması, projelerin çevresel etkilerinin daha titiz bir şekilde incelenmesine olanak tanıyor. Ayrıca, başvuru bedelleri ve muafiyetlere ilişkin tanımlar da güncellenerek, uygulama pratiklerinde daha net bir çerçeve oluşturuldu.
Yatırım ve Çevre Politikalarında Yeni Dönem
ÇED Yönetmeliği'nde yapılan bu değişiklikler, enerji ve altyapı yatırımlarının çevresel etkilerinin daha etkin biçimde denetlenmesini amaçlıyor. Özellikle büyük ölçekli projelerde çevreye duyarlılık ve kamu yararının gözetilmesi, yeni kriterlerle birlikte daha ön planda olacak. Yatırımcılar için süreçlerin şeffaflaşması ve yerel yönetimlerin rolünün artması, hem çevre koruma hem de ekonomik kalkınma açısından önemli bir denge oluşturacak. Yönetmelik değişikliğinin uygulama sonuçları, önümüzdeki dönemde yatırım süreçleri ve çevresel standartlar açısından yakından izlenecek.


