Türkiye siyasetinde uzun süredir tartışma konusu olan '128 milyar dolar' iddiası, Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) kararıyla yeni bir boyut kazandı. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AYM'nin CHP'nin iddialarını reddetmesinin ardından yaptığı açıklamada, bu kararın 'CHP'nin milletimize söylediği büyük bir siyasi yalanı tescillediğini' belirtti. Karar, yaklaşan seçimler öncesinde siyasi atmosferde önemli bir tartışma başlığı haline geldi.
AYM Kararı CHP'nin 128 Milyar Dolar İddiasını Reddetti
20 Mayıs 2026 tarihinde Anayasa Mahkemesi, CHP'nin '128 milyar dolar' iddiasına ilişkin yaptığı bireysel başvuruyu reddetti. Mahkeme, yerel mahkeme ve istinaf süreçlerinde de olduğu gibi, CHP'nin iddialarını yeterli delille destekleyemediği sonucuna vardı. Bu karar, daha önce Berat Albayrak'a yönelik açılan manevi tazminat davası kapsamında verilen kararların da değişmeden kalmasını sağladı. AYM'nin gerekçeli kararında, ifade özgürlüğü ile kişilik hakları arasındaki dengeye vurgu yapıldı ve iddiaların somut delillerle ispatlanamadığı belirtildi.
128 Milyar Dolar İddiasının Siyasi Arka Planı
CHP'nin '128 milyar dolar' iddiası, 2019-2020 yıllarında Merkez Bankası rezervlerinde yaşanan değişimlere ve dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın uyguladığı para politikalarına yönelik eleştirilerle gündeme gelmişti. Muhalefet, bu dönemde Merkez Bankası rezervlerinin şeffaf olmayan yöntemlerle kullanıldığını ve kamu zararına yol açıldığını öne sürmüştü. AK Parti ve ilgili kurumlar ise bu iddiaları reddederek, rezerv yönetiminin uluslararası normlara uygun şekilde yürütüldüğünü savundu. Söz konusu iddialar, hem siyasi tartışmalarda hem de kamuoyunda yoğun şekilde gündeme gelmişti.
Kararın Siyasi ve Hukuki Önemi
AYM'nin kararı, Türkiye'de siyasi iddiaların yargı süreçlerinde nasıl ele alındığı ve delillendirme yükümlülüğünün ne şekilde uygulandığı açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Karar, ifade özgürlüğü ile kişilik hakları arasındaki sınırların yeniden tartışılmasına yol açarken, siyasi partiler arasındaki güvenilirlik mücadelesinde de yeni bir döneme işaret ediyor. Özellikle yaklaşan seçimler öncesinde, bu tür yargı kararlarının kamuoyunda algı yönetimi ve siyasi iletişim açısından etkili olduğu görülüyor. AK Parti'nin kararı kendi lehine kullanması ve CHP'nin iddialarının yargı tarafından reddedilmesi, siyasi rekabette yeni bir argüman olarak öne çıkıyor.
Sürecin Kritik Noktaları ve Zaman Çizelgesi
- 2019-2020: CHP, Berat Albayrak ve Merkez Bankası rezervleriyle ilgili iddialarını gündeme getirdi.
- Yerel mahkemeler ve istinaf süreçlerinde, CHP'nin iddialarının delillendirilemediği yönünde kararlar alındı.
- 20 Mayıs 2026: Anayasa Mahkemesi, CHP'nin bireysel başvurusunu reddetti ve kararın gerekçesini açıkladı.
- 12 Haziran 2026: AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AYM kararının ardından yaptığı açıklamada, CHP'nin '128 milyar dolar' iddiasının büyük bir siyasi yalan olarak tescillendiğini söyledi.
Kararın ardından, hem AK Parti hem de CHP kanadından yapılan açıklamalar, siyasi iletişimde bu konunun önümüzdeki dönemde de gündemde kalacağını gösteriyor. AYM'nin gerekçeli kararı, benzer siyasi iddiaların yargı önünde nasıl değerlendirileceğine dair emsal teşkil etmesi bakımından da dikkat çekiyor.
Yakın dönemde, siyasi partiler ve kamuoyu aktörleri, AYM'nin bu kararını kendi pozisyonlarını güçlendirmek için kullanmaya devam edecek gibi görünüyor. Özellikle seçim sürecine girilirken, yargı kararlarının siyasi tartışmalara etkisi ve kamuoyunda oluşturduğu algı, Türkiye'nin siyasi gündeminde belirleyici olmaya devam edecek.


